nileme
Binaların yaşam sürecini ve dayanıklılığını etkileyen faktörler arasında su göz ardı edilemeyecek önemdedir. Binanın toprak ile temas eden kısımlarına sızan sular taşıyıcı elemanlardaki donatıları korozyona uğratarak yük taşıma kapasitelerini azaltmakta, olası bir yer hareketinde veya depremde binalarda çatlak ve kırılmaların oluşmasına neden olmaktadır. Türkiye’nin nemli bir iklim tipine sahip olması ve deprem kuşağında yer alması, binalarda su yalıtım uygulamalarının gerekliliğinin vurgulanması açısından önemlidir.
Doğru tasarlanan ve uygulanan bir projede su
yalıtımı yapılmadığı durumlarda, betonarme
içindeki çeliğin korozyona ve kesit kaybına uğraması sonucunda taşıyıcılık
özelliğinin zayıflaması söz
konusudur. Su yalıtımı uygulanmamış ya da yanlış uygulama yapılmış binalar
olası bu tür sakıncalı
durumlarla karşılaşmaktadır. Dolayısıyla bu çalışma, su yalıtım
uygulamalarının önemini, bu uygulamaların Türkiye’de yasal bir zorunluluk
haline getirilmesi gerektiğini ve sağlıklı binaların kullanıcı refahı
açısından gerekli olduğunu vurgulamak için yapılmıştır. Çalışmada binalarda
kullanılan su yalıtım malzemeleri araştırılarak, ne tür su yalıtımı
uygulamalarının
yapıldığı ve bina toplam maliyetindeki yerinin ne olduğu belirlenmiştir. Bu
bağlamda bir üniversitenin
Merkez Laboratuar Binası’nda yapılan su yalıtımı uygulamaları incelenerek,
bina toplam maliyetindeki su yalıtım uygulama maliyeti tespit edilmiştir. Su
yalıtım uygulamasının toplam maliyet içerisindeki oranı yaklaşık %5 olarak
belirlenmiştir. Tasarımdan kaynaklı su sorunları tespit edilmiş, farklı
uygulama ve farklı malzeme kullanımına ilişkin öneri sunulmuştur. Öneri
uygulama sonucunda ise su yalıtım uygulamasının toplam maliyet içerisindeki
oranı yaklaşık %6,5 olacağı hesaplanmıştır. Su yalıtım uygulamalarının
toplam maliyet içerisindeki oranının farklı yapı grupları ve yerleşim
bölgelerinde (çok katlı yapılar ve zemin grupları gibi) daha düşük olacağı
tahmin edilmektedir.